werde

Dieses lächerliche Tschetschenien wird bald eine vergessene Wüste sein.

Yakında bu zavallı Çeçenistan unutulmuş bir çorak arazi olacak.

Ich werde eine Prinzessin sein, eines Tages sogar eine richtige Königin.

Bir gün prenses olacağım. Hatta gerçek bir kraliçe bile olabilirim.

Denn wenn Sie für uns arbeiten, wird Ihr einziger Klient, dieser Ort sein,

Çünkü bizim için çalıştığın zaman, tek müşterin bu yer olacak.

Zwei Monate später wurde ich wegen schwacher Arbeitsleistung gefeuert.

İki ay sonra yetersiz performanstan dolayı beni işten kovdular.

Dieses Meeting wird ein paar Wochen warten müssen. Wir bleiben hier.

Toplantı bir kaç hafta daha beklemek zorunda bir süre burada kalacağız.

Ich werde dich auch vermissen.

Ben de seni özleyeceğim.

Für dich werde ich niemals ein Held sein, oder?

Ama asla senin için bir kahraman olmayacağım değil mi?

Ich verspreche, ihnen wird nichts passieren.

Söz veriyorum onlara bir şey olmayacak.

Nichts ist passiert, nichts wird passieren, denn ich gehe weg.

Hiçbir şey olmadı ve hiçbir şey olmayacak çünkü gidiyorum.

Uns wird nichts passieren, oder?

Bize bir şey olmayacak değil mi?