wertvolle

Sie ist ein sehr wertvoller Handelsartikel.

O bizim için çok değerli bir parça.

Ein sehr wertvolles Ziel.

Çok değerli bir hedef.

Trotzdem sind Sie wertvoll für uns.

Ama sen bizim için değerlisin.

Sie haben eine wertvolle Fracht.

Değerli bir kargo taşıyorsunuz. Lokai.

Ich habe einen wertvollen Brieföffner verloren.

Çok değerli bir kâğıt bıçağımı kaybettim.

Sie ist eine wertvolle Schachfigur.

Benim için oldukça değerli bir piyon.

Sehr wertvoll. Vielleicht fünf Millionen Klubecks.

Çok değerli, herhalde beş milyon Klubeck eder.

Sie sind ein wertvolles Crewmitglied.

Bu mürettebatın değerli bir üyesisin.

Sie wären ein wertvoller Verbündeter.

Değerli bir müttefik olabilirdin.

Wisst ihr, wie wertvoll diese Mohnblumen waren?

Bu haşhaşlar ne kadar değerliydi biliyor musunuz?