wichtige

Ich habe eine kleine Aufgabe für dich, eine kleine, aber wichtige Aufgabe.

Senin için küçük bir görevim var. Küçük ama önemli bir görev.

Eigentlich, habe ich eine wichtige Aufgabe für dich.

Aslında senin için çok önemli bir var.

Ich möchte Ihnen etwas Wichtiges sagen.

Size önemli bir şey söylemek istiyorum.

Darf ich Ihnen etwas wirklich Wichtiges sagen?

Sana çok önemli bir şey söyleyebilir miyim? Ne?

Ich weiß, wie wichtig deine Karriere für dich ist.

Kariyerinin senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum.

Eine kleine aber wichtige Aufgabe.

Küçük ama önemli bir görev.

Ich möchte Ihnen etwas sehr Wichtiges zeigen.

Size göstermek istediğim çok önemli bir şey var.

Diese fedrigen kleinen Gauner unterwanderten bald überall wichtige Positionen.

Çok geçmeden bu tüylü sahtekarlar her yerde önemli pozisyonlara sızıyorlardı.

Sie repräsentieren gefeierte Häuser unserer wichtigsten Herrschaftsgebiete.

En önemli bölgelerimizin tanınmış ailelerini temsil ediyorlar.

Ich möchte euch etwas sehr Wichtiges sagen.

Size bir şey söyleyeceğim. Çok önemli.