wunderschöner

Meines hochgeschätzten Kollegen begabte, wunderschöne, liebevolle Tochter.

Saygıdeğer meslektaşımın yetenekli, güzel ve sevecen kızına.

Sie ist wirklich wunderschön, oder?

Çok güzel görünüyor değil mi

Ein wunderschöner Morgen, schneebedeckte Straßen

Güzel bir sabah... .karla kaplı sokaklar..

Wir haben ein wunderschönes, gesegnetes Zuhause.

Bizim güzel ve kutsanmış bir evimiz var.

Nein. Ich finde dich wunderschön.

Hayır, bence çok güzelsin.

Sie ist wunderschön. Wie ihre Mutter.

Çok güzel, tıpkı annesi gibi.

Ich hatte einen wunderschönen Abend.

Çok güzel bir akşam geçirdim de.

Ich hatte einen wunderschönen Traum.

Ne güzel bir rüya gördüm, bilsen.

Ihre Augen sind auch wunderschön blau.

Sizin mavi gözleriniz de çok güzel.

Eine wunderschöne aufregende romantische Oase.

Güzel heyecan verici romantik bir vaha.