çömlek

Babam ünlü bir Japon çömlek ustasıydı.

My father was a famous Japanese potter.

Bu çömlek çok güzel.

This is nice, this pot.

KağıtKağıt, karton, deri, meyve, odun, demir, yün, bronz, çömlek, ve teneke.

Paper, cotton, leather, fruit, wood, iron, wool, bronze, pottery, and tin.

O çömlek yeterince geniş değil.

That pot isn't wide enough.

Danteller, annenin çanak çömleği ne zamandır senin için bu kadar önemli?

Tell me, when did doilies and your mother's dishes become so important to you?

Ama o sadece kırık bir çömlek.

But that's just broken pottery.

Güle güle, genç çömlek efendisi!

Goodbye, young chamber pot master!

Evet, annem için bir çömlek atölyesi satın aldım.

Yes, I bought some pottery for my mother.

Bir müşteri değerli bir çömlek parçasını düşürdü.

A customer dropped a valuable piece of pottery.

Küçük çömleğe, üç kere.

The little pot, three times.