Turkish-English translations for çürük:

bruise, bruising · rotten · contusion, contuse · bad · cavity · tooth decay · decayed, decay · rotted, rot · dry-rot · unsound · sleazy · rocky · other translations

çürük bruise, bruising

Biliyorsun, Megan onun boynunda çürükler buldu kanama ve yırtılmış bir dalak.

You know, Megan found bruises on his neck, internal bleeding, and a ruptured spleen.

Birkaç kesik ve çürük.

A few cuts and bruises.

Sadece bir çürük.

Just a bruise.

Click to see more example sentences
çürük rotten

Yoksa köpek gibi çok yumuşak mı? Yoksa çürük meyve gibi, kötü yumuşak mı?

Was it good soft, like a puppy or was it bad soft, like rotten fruit?

Ama birşey kokuyor çürük bir şey gibi.

But I smell something like a rotten smell.

Bu akşam iki favorimi yayınlıyorlar Uçaklar, Trenler, Otomobiller ve Kirli, Çürük ve Adi.

They're screening two of my favorites tonight. Planes, Trains Automobiles and Dirty Rotten Scoundrels.

Click to see more example sentences
çürük contusion, contuse

Pelvik bölgesinde yırtılma var ama çürükler sarı ve ya kahverengi değil.

There is tearing in the pelvic area, but the contusions aren't yellow or brown.

Bu çürükler ne kadar eski?

How old are these contusions?

Sağ eli kırık, boynunda da çürükler var.

Broken right hand and contusions on the neck.

Click to see more example sentences
çürük bad

Yoksa köpek gibi çok yumuşak mı? Yoksa çürük meyve gibi, kötü yumuşak mı?

Was it good soft, like a puppy or was it bad soft, like rotten fruit?

Her zaman çürük elmalar olacak, fakat kilise sen ve tanrı hakkında

There's always gonna be some bad apples, but church is about you and God

Bunlar sadece bir takım çürük elma değil.

These are not just a bunch of bad apples.

Click to see more example sentences
çürük cavity

Gülümsemesi güzel ve dişlerinde bir sürü çürüğü olan biri.

Someone with a beautiful smile and, apparently, a lot of cavities.

Kırık kemik yok, çürük yok, organları bozulmamış.

No broken bones, no cavities, no organ deterioration.

Ve çürük üçlü için dişsel bir plan?

And a dental plan for the cavity triplets?

Click to see more example sentences
çürük tooth decay

Bak, diş fırçası ve diş ipi ondan kurtulana kadar diş çürüğü üzgün olamaz.

See, tooth decay can't be sad until toothbrush and dental floss have gotten rid of him.

Diş çürüğü artık yok.

Tooth decay is gone.

Çürük, bu senin işaretindi!

Tooth decay, that's your cue!

Click to see more example sentences
çürük decayed, decay

Bak, diş fırçası ve diş ipi ondan kurtulana kadar diş çürüğü üzgün olamaz.

See, tooth decay can't be sad until toothbrush and dental floss have gotten rid of him.

Diş çürüğü artık yok.

Tooth decay is gone.

Çürük, bu senin işaretindi!

Tooth decay, that's your cue!

Click to see more example sentences
çürük rotted, rot

Ah o çürük kokusu, tamam ama çürüyen O değil.

Oh, she's rotten, all right, but she's not rotting.

Kötü haber şu ki, kuru çürük var.

The bad news is you got dry rot.

Bir yere mi gidiyorsun kuru çürük?

You going somewhere, dry rot?

Click to see more example sentences
çürük dry-rot

Kötü haber şu ki, kuru çürük var.

The bad news is you got dry rot.

Bir yere mi gidiyorsun kuru çürük?

You going somewhere, dry rot?

çürük unsound

Bu sahne bilimsel olarak çürük.

The scene is scientifically unsound.

çürük sleazy

Ama uyuşuk, çürük ve telaşlı onları bulamıyor.

But dopey, sleazy, and uptighty can't find them.

çürük rocky

Bakalım Rocky'nin çürük dişi var mı?

Let's see if Rocky's got some cavities.