çıkarır

Ben sadece dışarı çıkıp bilirsin gerçekten, gerçekten bir şey yapmak istiyorum.

I just want to go out and you know, really, really do something.

Tek çıkış yolu bu. Ve sen bana yardım edeceksin.

This is the only way out, and you're gonna help me.

Senin için sadece tek bir çıkış yolu var!

There's only one way out of this for you now!

Lütfen, lütfen, lütfen. Hemen çıkar beni buradan.

Please, please, please, just get me out of here.

Tek bir çıkış yolu var. Ve sen benimle geliyorsun.

There's only one way out and you're coming with me

O burada değil ve sen çık dışarı.

He's not here, and get out of here.

Burada sadece tek bir çıkış yolu var.

There's only one way out of here.

Hadi ama. Buradan başka bir çıkış yolu daha olmalı, değil mi?

Come on, there must be some other way out of here, right?

Şimdi dışarı çık ve ona üzgün olduğunu söyle.

You get out there now and tell her you're sorry.

Tanrım, iyi! iyi iş. şimdi dışarı çık ve onları buradan uzak tut.

Oh, good! Good work. Now go back out there and keep them away from here.