Turkish-English translations for çağrı:

calling, call, called · call-up · summons · appeal · callback · vocation · cue · invitation · other translations

çağrı calling, call, called

Hey, dinle Eğer bir şey düşünüyorsanız, bana, bir çağrı vermek tamam mı?

Hey, listen, if you think of anything, just give me a call, all right?

Çağrı bir saat kadar önce geldi.

Call came in about an hour ago.

Tamam, ama diğer çağrıları tut.

Okay, but hold the other calls.

Click to see more example sentences
çağrı call-up

Az önce bir radyo çağrısı aldım.

I just picked up a radio call.

Ama bir gece, büyük bir uyanış çağrısı aldık.

But then one night, we got a big wake-Up call.

Her neyse, benim için en büyük uyanma çağrısı oldu.

Anyway, so for me, that's been the biggest wake-up call.

Click to see more example sentences
çağrı summons

Mahkeme çağrısı başka bir şeydir, büyük jüri ise daha başka bir şey.

Summons is one thing and grand jury is something else already.

Ve ürperdi sanki, bir suçlu gibi korktuğu bir çağrıyı duymuş gibi.

And then it started like a guilty thing upon a fearful summons.

Üzgünüm fakat polis çağrısı iptal edildi.

Sorry, but the police summons was canceled.

Click to see more example sentences
çağrı appeal

Canlı çağrı. Bu iyi bir fikir değil Jack.

Live appeal-i don't think That's a good idea, jack.

Kebechet'e ve altı tanrıya tekrar çağrıda bulundum.

I appealed to Kebechet again, and six more gods.

çağrı callback

Bir çağrı, Margo Channing. İkinci çağrı, teşekkür ederim.

One callback, she's Margo Channing Second callback, thank you.

Ben de çağrıları yapayım.

I'll put out callbacks.

çağrı vocation

Dürüst bir tüccar olarak yeni bir çağrı aldım!

I have taken a new vocation as a righteous merchant!

Benim ki çağrı, bir vahiy.

Mine was a call, a vocation.

çağrı cue

Tamam Mike, bu çağrı bizeydi.

Okay, Mike, that's our cue.

çağrı invitation

Bu bir sosyal çağrı mı, yoksa profesyonel bir nezaket mi?

Is that invitation social, or just a professional courtesy?