Turkish-English translations for çabucak:

quick, quickly · like · fast · apace · soon · lickety-split · other translations

çabucak quick, quickly

Tamam, öyleyse gidip onu bulun ve çabucak geri dönün.

Okay then, go find it and come back quickly.

Şu ruhu çabucak bul yoksa daha çok kadın ölecek

You find that soul quickly, or more women will die.

Lütfen sadece uyuyun ve çabucak gidin.

Please just sleep and leave quickly

Click to see more example sentences
çabucak like

Yani şimdi, çabucak.

Like, now, quickly.

Kralın soyu gibi çabucak akan bir dere bir anın ve kederin

like the bloodline of Kings A swiftly flowing stream of memory and sorrow

Çabucak yap işte. Yara bandı gibi.

Just do it quick, like a Band-Aid.

çabucak fast

Küçük sincap çabucak büyür.

Little squirrel growing fast.

Tuncun tersine alçı, bol miktardadır, çabucak kurur

And plaster,unlike bronze, sets fast,is plentiful

çabucak apace

Şimdi, adil Hippolyta, düğün saatlerimiz çabucak geçecektir;

Now, fair hippolyta, our nuptial hour draws on apace;

Haftalar geçti Ve Molly de çabucak büyüyüverdi.

The weeks passed and Molly grew apace too.

çabucak soon

Ama organize din, çabucak bir çözüm buldu.

But organized religion soon found a solution.

çabucak lickety-split

Ve ben çabucak burada olacağım.

And i'll be done here, lickety-split.