çalışan

Bekle bir dakika sen ve kardeşin beraber çalışıyorsunuz ve kimse bunu bana söylemedi öyle mi?

Wait a minute, you and your brother are working together and nobody told me about that?

Evet çalışıyor fakat şu an burada değil.

Yes, there is, but he's not here right now.

Evet, o zaman belki O bize söyleyebilir neden birileri bu eski hala çalışıyor.

Yeah, and then maybe she can tell us why somebody this old is still working.

Yani sen bazen kötü olan iyi bir adam mısın yoksa iyi olmaya çalışan kötü bir adam mı?

So are you some good guy who's sometimes bad or a bad guy who's trying to be good?

Yeni bir şey üzerinde çalışıyor. Biraz yardıma ihtiyacı var, hepsi bu.

He's working on something new, he just needs a little help, that's all.

Ama çalışıyorsun ve bu böyle.

But you are, and that's that.

Bunun için çok çalışman lazım. Ama bana çok iyi bir fikir verdin sana çok teşekkür ederim.

You're gonna have to work very hard, but you've given me a very good idea, and I thank you.

Bu çılgınca biliyorum çünkü birlikte çalışıyoruz. Ve asla bir şey olamaz.

I know that's crazy because we work together and nothing could ever happen.

Çalışmak için güzel bir yer, değil mi?

It's a nice place to work, isn't it?

Söyle bana delikanlı, bir kadın için çalışmak nasıl bir şey?

Tell me, young man, what is it like to work for a woman?