Turkish-English translations for çalışma:

works, work, working · study · practice · try · labor · training · labour · exercise · operating, operation · running, run · workspace · job · workplace · effort · employment · workout · gear · reading · other translations

çalışma works, work, working

Endişelenme, çalışmaya devam et, buraya geldim; çünkü sana söyleyeceğim önemli bir şey var.

Don't worry and keep working. I've come here because I have something important to tell you.

Ne zaman onlar için çalışmaya başladın?

When did you start working for them?

Çalışma bu, öyle değil mi?

That's working, isn't it?

Click to see more example sentences
çalışma study

Leonard bu çalışma grubunun bir parçası değil, o yüzden hemen özür dile

Well, Leonard is not a part of this study group. So you apologize right now to

Teknik olarak bu bir çalışma.

Well, technically, it's a study.

Belki de bayan bir çalışma arkadaşı istersin?

Perhaps the lady would like a study buddy?

Click to see more example sentences
çalışma practice

Savcı Lee Cha Don avukat olarak çalışmaya başladı.

Prosecutor Lee Cha Don started his practice as a lawyer.

İlk çalışma pazartesi okuldan sonra.

First practice is monday after school.

Bu bir çalışma.

This is practice.

Click to see more example sentences
çalışma try

Son bir şey daha birlikte çalışmayı deneyin.

Oh, and one last thing: Try and work together.

Benimle gel, bir şey yapmaya çalışma.

Come with me, but don't try anything.

Ne olursa olsun, beni kurtarmaya çalışma.

Whatever happens, don't try to save me.

Click to see more example sentences
çalışma labor

Ama, çok zor ve sancılı bir çalışma esnasında Bayan Leeds şeytanı çağırdı.

But anyway, during a very difficult and painful labor, Mrs. Leeds invoked the devil.

Bu da ucuz çalışma gücü demektir.

That means cheap labor force.

Sana zorunlu çalışma yok mu?

No mandatory labor for you?

Click to see more example sentences
çalışma training

Usta, belki daha çok çalışmaya, usta, daha çok zamana ihtiyacım var.

Master, perhaps with more time to train. Master, I need more time.

Tamam ama çalışma ne olacak?

Okay, but what about training?

Bu nasıl bir çalışma böyle?

What kind of training is that?

Click to see more example sentences
çalışma labour

Burası bir çalışma kampı.

This is a labour camp.

Çalışma fetheder tüm sorunları, Bala

Labour conquers all problems, Bala

Çalışma fetheder tüm problemleri

Labour conquers all problems

Click to see more example sentences
çalışma exercise

Bu çalışma ne için efendim?

Sir, what is this exercise?

Bu bir çalışma değil mi?

Is this an exercise or what?

Bu uygulamalı çalışma gerçekten gerekli mi?

Is this practical exercise really necessary?

Click to see more example sentences
çalışma operating, operation

Standart Çalışma Prosedürü, Güvenlik Piyade Tümeni, Guantanamo Körfezi, Küba.

Standard Operating Procedure, Rifle Security Company, Guantanamo Bay, Cuba.

Aksi takdirde tank çalışmaya devam eder.

Otherwise, the tank will remain operational.

Tüm sistemler normal çalışma sınırları içerisinde.

All systems within normal operating parameters.

Click to see more example sentences
çalışma running, run

Sen bir çalışma tüm yüzeysel ziynet var ama çok daha hızlı daha yürüyen insanlar var.

You've got all the superficial trappings of a run but there's people walking much faster than you.

Bu teyit edeceği senin teorisi Ava bir çalışma içinde araba ile vardı.

That would confirm your theory that Ava had a run-in with the car.

Sen Ava Montrose Bu araba ile bir çalışma içinde olduğunu düşünerek?

You thinking that Ava Montrose had a run-in with this car?

Click to see more example sentences
çalışma workspace

Çok verimli bir çalışma alanı, öyle değil mi?

This is a very efficient workspace, don't you think?

Yalnızca biraz Angostura içkisine ve çalışma alanına ihtiyacım var.

I just need some angostura bitters, and a decent workspace

Bu benim çalışma alanım.

This is my workspace.

Click to see more example sentences
çalışma job

Daha fazla para ya da çalışma koşulları istemiyor. Daha iyi bir bile istemiyor.

He doesn't want more money, better working conditions, doesn't even want a better job.

İş arama çalışmaları nasıl gidiyor?

So how's the job search going?

Hayır, acemi için çalışma Bir daha fazladır.

No, working for novice is more than a job.

Click to see more example sentences
çalışma workplace

Daha iyi bir çalışma ortamı.

A better workplace environment.

Büyükelçinin çalışma alanında olduğu gibi bu evde teknik olarak İngiliz toprağıdır.

And as the ambassador's workplace, this house is technically British soil.

Ve burası da onların etnik ve cinsel açıdan farklı çalışma ortamları.

And this is their ethnically and sexually diverse workplace.

çalışma effort

Günlük çalışma olmadan zafer olmaz!

No victory without daily effort!

İyi bir çalışma.

A good effort.

çalışma employment

Çalışma kayıtları, vergiler, hepsi yasal.

Employment records, taxes, it's all legit.

Çalışma ve ahlak.

Employment and ethics.

çalışma workout

Çalışma için teşekkürler Ollie ama zaman doldu.

Thanks for the workout, ollie, but time's up.

çalışma gear

Bu bizim çalışma şeklimiz, değil mi?

This is our working gear. Huh?

çalışma reading

Umarım okuma ödevinizi bitirmişsinizdir ve çalışma kitaplarınızı da.

I hopeyou've all completed the assigned reading and finished yourworkbooks.