Turkish-English translations for çalacak:

playing · ring · other translations

çalacak playing

Ve Ve şimdi mükemmel oğlum Kenneth bir şeyler çalacak.

And and now my wonderful son, Kenneth, is gonna play something.

Cumartesi akşamı burada çalacak.

He's playing here Saturday night.

Sevgili arkadaşımız Alcides şimdi bize akordiyonu ile, güzel bir melodi çalacak.

Our dear friend Alcides now with his accordion, playing a beautiful melody.

Click to see more example sentences
çalacak ring

Onlar altın çanları çalacak zaman sen ve ben için

When they ring the golden bells for you and me I

Don, gizlice söyle bana, söylentiler doğru mu? Evlilik çanları sen ve Lina için çalacak mı?

Don, tell me confidentially, are these rumors true that wedding bells are soon to ring for you and Lina?

Ve evlilik çanları çalacak

And wedding bells will ring

Click to see more example sentences