Turkish-English translations for çanta:

bag · briefcase · purse · backpack · case · handbag · kit · suitcase · pack · rucksack · other translations

çanta bag

Bu çantadaki her şey, tüm malzemeler daha büyük bir şeyin parçası olabilir.

And everything in this bag, it's all stuff that could be part of something bigger.

Evet, çantanın içinde bir bomba var.

Yes, there's a bomb in the bag.

Sen bir çantada geri gidiyorsun.

You're going back in a bag.

Click to see more example sentences
çanta briefcase

Evet, şey, ben de kavşakta Matt Kerrigan'a ait olan bu boş evrak çantasını buldum.

Yeah, well, I found this empty briefcase belonging to a Matt Kerrigan at that intersection.

Ve bu çok güzel bir çanta.

And that's a lovely briefcase.

Bir dahaki sefere lanet çantaya bak.

Next time just check the damn briefcase.

Click to see more example sentences
çanta purse

O bir siyahi Pierce mı, yaşlı Troy mu, yoksa kocaman çantası olmayan Shirley mi?

I mean, is he Black Pierce, Old Troy, or Shirley Without a Giant Purse?

O çanta yeni mi?

Is that a new purse?

Hayır, ben böyle bir çanta görmedim.

No, I have not seen such purse.

Click to see more example sentences
çanta backpack

Olağan dışı bir şey var mı? Sırt çantası hala orada mı?

Does anything look out of the ordinary? is his backpack there still?

Tatlım, senin sırt çantası unutma,

Honey, do not forget your backpack.

Yeni sırt çantası nerede?

Where's the new backpack?

Click to see more example sentences
çanta case

Ama o çantada her şey olabilir.

But anything could be in that case.

Çanta şu anda nerede?

Where's the case now?

Sam, çantayı aldı, değil mi?

Sam got the case, right?

Click to see more example sentences
çanta handbag

Ben bir kız arıyorum ve onda ihtiyacım olan bir çanta var.

I'm looking for a girl, and she has a handbag, and I need to

Büyük şapka, inciler, küçük pembe el çantası?

The big hat, the pearls, the little pink handbag?

Bu el çantasını iade etmek istiyorum.

I'd like to return this handbag.

Click to see more example sentences
çanta kit

Bu senin gizli kimliğin çanta da sana ait.

This is your cover kit. And the bag belongs to?

Biri bana ilk yardım çantasını bulsun.

Somebody find me the first aid kit.

İlk yardım çantasını getirin lütfen.

Get the first aid kit, please.

Click to see more example sentences
çanta suitcase

Şimdi sana bir çanta dolusu para vereceğim, tabi ki nakit.

Now I give you a suitcase full of money, cash of course.

On dakika sonra, bulabildiği en büyük çantayı satın aldı.

Ten minutes later, he bought the largest suitcase he could find.

Bu çantayı orada kontrol etmek istiyorum.

I'd like to check this suitcase there.

Click to see more example sentences
çanta pack

Ve bir de büyük çantaya ihtiyacım var.

And I'll need a pack, a big one.

O bel çantası ilk yardım malzemeleri için, değil mi?

You know that fanny pack is for first aid supplies, right?

O çantada ne vardı Parker?

What was in that pack, Parker?

Click to see more example sentences
çanta rucksack

Leonard Bateson'da da bu çantalardan vardı, Bay Poirot.

Leonard Bateson had one of those same rucksacks, Mr Poirot.

Büyük bir sırt çantası taşıyor olabilir.

He may be carrying a bulky rucksack.

Bu, sırt çantasının çalınmasından önce miydi?

This was before the rucksack was stolen?

Click to see more example sentences