Turkish-English translations for çapkın:

rascal · flirt · player · rogue · womanizer · dissolute · other translations

çapkın rascal

Bu çapkın ne kadar da şanslı.

How lucky this rascal is.

Çapkın, sana bir şey söyleyeyim.

Rascal, I could tell you something.

Devam et, seni çapkın.

Go on, you rascal.

Click to see more example sentences
çapkın flirt

Söyledim sana, o O bir çapkın.

I told you, he's he's a flirt.

Demek bu da çapkın kral.

So he is the flirt king.

Çapkın olan sensin, değil mi?

You're the flirt, aren't you?

Click to see more example sentences
çapkın player

O bir çapkın, biliyor musun?

He's a player, you know?

O adam tam bir çapkın.

That one is such a player.

Gerçek bir çapkın gibi konuştun.

Spoken like a true player.

çapkın rogue

Sen şu çapkın Raj Sharma, değil misin? Çapkın..

You're the rogue Raj Sharma, aren't you?

Zavallı bir çapkın ne yapar ki, teyze?

What is a poor beguiling rogue to do, Aunt?

çapkın womanizer

Karl utanmaz çapkın bir adamdı.

Karl was a shameless womanizer.

Ben çapkın değilim.

I'm no womanizer.

çapkın dissolute

Eski düşmanlarımdan biri, adı çıkmış ve çapkın bir genç adam.

He's an old adversary of mine, a notorious and dissolute young man,