Turkish-English translations for çatlak:

crack, cracking, cracked · crazy · fracture, fractured · nut · fissure, fissured · crackpot · rift · nutty · cuckoo · chip · crackers · chink · flaw · cranny, crannied · chapped, chap · balmy · batty · chappy · screwy · interstitial · crack-brained · break · other translations

çatlak crack, cracking, cracked

Her zaman bir çatlak vardır, ve onu bulacağım.

There's always a crack, and I'll find it.

Burada bir çatlak var.

There's a crack in it!

Ve neden çatlak bir torbacı gibi giyindin?

And why are you dressed as a crack dealer?

Click to see more example sentences
çatlak crazy

Ve küçük çatlak yaşlı bir kadın var.

And there's a crazy little old lady.

Ben bile o kadar çatlak değilim.

Jesus, even I'm not that crazy.

Çünkü o kız çatlağın teki.

'Cause that girl is crazy.

Click to see more example sentences
çatlak fracture, fractured

İç kanaması ve çenesinde çatlak var. Ağır bir sarsıntı geçirdi ve birkaç kaburgası kırık.

He has a deep internal cut, a fractured jaw, a severe concussion and several broken ribs.

Hafif bir çatlak sadece.

It's just a slight fracture.

Herhalde ufak bir çatlak oluştu.

It's probably just a minor fracture.

Click to see more example sentences
çatlak nut

O bir cadı, kafadan çatlak.

She's a witch, she's nuts.

Biliyorum, tam çatlak, değil mi?

I know, totally nuts, isn't she?

O çatlağın burada ne işi var?

What's that nut doing here?

Click to see more example sentences
çatlak fissure, fissured

Bu çatlak geçen hafta burada değildi.

This fissure wasn't here last week.

Bir çeşit deprem ya da volkan bu çatlakları açtı.

Some kind of earthquake or volcano opened up these fissures?

Evet. Çatlak ne kadar derin?

How deep is that fissure?

Click to see more example sentences
çatlak crackpot

Tam bir çatlak.

He's a crackpot.

Ve profösör; bunak, ahlaksız ve kafadan çatlak!

And the professor's a senile, amoral crackpot!

veya bir çatlak!

Or a crackpot!

Click to see more example sentences
çatlak rift

Bu büyüklükteki bir çatlak katlanarak büyümeye devam edecek. Eğer ki

A rift of this magnitude will continue to grow exponentially, unless

Bu büyüklükteki bir çatlak katlanarak büyümeye devam edecek.

A rift of this magnitude will continue to grow exponentially.

Bir çeşit uzaysal çatlak.

Some sort of spatiaI rift.

Click to see more example sentences
çatlak nutty

Çatlak bir profesör için fena değil.

Not bad for a nutty professor.

Çatlak Profesör onun beynini tamamen yıkamış.

The nutty professor's got her totally brainwashed.

Sen ve çatlak profesörün için mükemmel dava.

Perfect case for you and the nutty Professor.

Click to see more example sentences
çatlak cuckoo

Çünkü, o senin çatlak olduğunu, söyledi.

Because he said you were cuckoo.

O tam bir deli, bir çatlak.

He's a complete nutcase, a cuckoo

Ama, Fez Çatlak dedim!

But, Fez I said cuckoo!

Click to see more example sentences
çatlak chip

Sarah, mesele bir oda ya da çatlak bir fincan değil.

Sarah, it's not about a room or a chipped coffee cup.

Çatlak bir kemik olabilir, ama kırık değil.

Maybe a chipped bone, but nothing broken.

Bu içinde çatlak olan yontulmuş beyaz bir kadeh.

It's a chipped cup, off-white, with a crack in it.

çatlak crackers

Benden uzak dur çatlak!

Get away from me, cracker.

Benim adım Anoop, seni ırkçı çatlak!

I'm Anoop, you racist cracker!

Pawnee, çatlakların evi, ve en turuncu balıkların bulunduğu Indiana.

Pawnee, home of crackers, the orangest goldfish in Indiana.

çatlak chink

O kafadan çatlak piç bizden biri değil.

That chink bastard is not one of us.

Evet, şu çatlak Nguyen.

Yeah, the chink nguyen.

çatlak flaw

Sen çatlak bir adamsın, Frank.

You're a flawed man, Frank.

Sen sadece koca bir göt deliği olan çatlak bir adamsın.

You're just a flawed man with a big old butthole.

çatlak cranny, crannied

Burada çok fazla kuytu yer ve çatlak var.

This place has a lot of old nooks and crannies.

Her köşeyi ve her çatlağı doldurur.

Fills up every nook and cranny

çatlak chapped, chap

Senin çat-çatlak Lenin'ini çok iyi hatırlıyorum.

I remember your ch-chap Lenin very well.

çatlak balmy

Yaşlı Çatlak Ben'i almışlar şimdi de.

They've got old Balmy Ben up now.

çatlak batty

Bu herif çatlak.

That guy's batty!

çatlak chappy

O mutlu bir çatlak değil, Ed.

He is not a happy chappy, Ed.

çatlak screwy

Ne çatlak teorisi?

What screwy theories?

çatlak interstitial

Çatlaklar Arası Denizi.

The Interstitial Sea

çatlak crack-brained

Hadi gel ve dene bakalım seni çatlak beyinli köle taciri.

Come on and try, you crack-brained slave driver.

çatlak break

Ama bu büyük çatlaklar, iyi çatlaklar aslında.

But these big cracks, it's a good, clean break.