Turkish-English translations for çayır:

meadow · prairie · green · pasture · field · grass · lawn · other translations

çayır meadow

Bir sabah erkenden, Peter kapıyı açtı ve büyük, yeşil çayırlara doğru gitti.

Early one morning, Peter opened the gate and went out into the big, green meadow.

Sen l yerine hayal çayırlar, şelaleler, belki de bir arp, biliyorum.

You know, I rather imagined meadows, waterfalls, maybe even a harp.

İki adam, bir adam ve köpeği çayır biçmeye gitti

Two men, one man, and his dog went to mow a meadow

Click to see more example sentences
çayır prairie

Büyük Çayır tavuğuyla akrabadır ama teknik olarak bir tavuk değil.

Related to the greater prairie chicken, but not technically a chicken.

O yaşlı adam Çayır Köpeği değildi ki.

Well, that old man wasn't Prairie Dog.

Çayırlar Bay Andersen için bir anne gibiydi.

The prairie was like a mother to Mr. Andersen.

Click to see more example sentences
çayır green

Bir sabah erkenden, Peter kapıyı açtı ve büyük, yeşil çayırlara doğru gitti.

Early one morning, Peter opened the gate and went out into the big, green meadow.

Yeşil bir çayır ve bir dere.

Green pasture and a stream.

Yeşil rüzgar, yeşil çayırlar

Green wind. Green branches.

Click to see more example sentences
çayır pasture

Yeşil bir çayır ve bir dere.

Green pasture and a stream.

Büyük ahırlar ve çayırlar, yerde kırmızı toprak ve tuz

Wide stables and pastures, red earth and salt on the floor

Büyük bir veri bulutu, çayırların üzerine yağıyor.

Big cloud of data raining over a pasture.

Click to see more example sentences
çayır field

Bütün o güzel ağaçlar ve çayırlar ve kuş türleri.

All those beautiful trees and fields and variety of birds.

Burası Thibodeaux Çayırı, değil mi?

This is Thibodeaux Field, right?

Bir çayır dolusu Marguerite.

A field full of Marguerites.

çayır grass

Kendi başına bir çayır sadece ot ve çiçektir.

A meadow by itself is just grass, flowers.

Çayır ve atlar.

Grass and horses.

Kokulu çayır otu!

Perfumed meadow grass

çayır lawn

Yani şöyle bir şey Çadırı ve ödülleri olan, ve ve kocaman bir çayır ve insanlar ve Bilirsin işte, bunun gibi şeyler.

So something, like you know, with a tent and trophies and and big lawn and people and you know, that sort of thing.

Ve şu çayır

And the lawn