çeşit

Ne çeşit bir adam böyle bir şey yapar ki?

What kind of man would do a thing like that?

Yani senin için ne çeşit bir hayat bu?

I mean, what kind of life is this for you?

Ne çeşit insanlar böyle bir şey yapabilir?

What kind of people would do something like this?

Ne çeşit bir Tanrı bunu küçük bir kıza yapar?

What kind of god would do this to a little girl?

Tamam. Pekala. Ya bu çok büyük bir tesadüf ya da ben haklıyım ve bir çeşit bağlantı var.

Either that's one hell of a coincidence or I'm right and there's some sort of connection.

Sorunun ne olduğunu ya da ne çeşit bir sorun olduğunu bilmiyorum.

I don't know what my problem is, which is kind of my problem.

Romantizm var, aksiyon var iyi ve kötü arasında bir çeşit savaş var.

There's romance, there's action, there's kind of battle between good and evil. Stop!

Ben o çeşit bir doktor değilim, ama babam öyle.

I'm not that kind of doctor, but my father is.

Tam olarak bir hikaye değil, bu bir çeşit

It's not exactly a story, it's kind of a

Yani bu beni şey yapar mı, bilirsin işte, bir çeşit

I mean, does that make me, you know, like some kind of