Turkish-English translations for çoğu:

most, mostly · most of · many · most of them · many of · major · mainly · many times · many of them · other translations

çoğu most, mostly

Ve belki o çocukların çoğu için de bu geçerli ama önemli olan o değil.

And maybe the same is going to go for most of those kids. But that's not the point.

Çoğu insan o kadar genç olmuyor.

Most people aren't that young.

Çoğu insan diğer insanları fark etmiyor.

Most people don't notice other people.

Click to see more example sentences
çoğu most of

Ve belki o çocukların çoğu için de bu geçerli ama önemli olan o değil.

And maybe the same is going to go for most of those kids. But that's not the point.

Çoğu iyi şeyler ama bazıları da çok kötü.

Most of it good, but some of it very bad.

Bir çoğu gerçek oldu.

Most of it came true.

Click to see more example sentences
çoğu many

Dünyadaki pek çoğu gibi bir yer burası da.

It's a place like many in this world.

Bu aile, ve daha bir çoğu, Müfettiş.

Oh, this family and many like them, Inspector.

Ve daha pek çoğu.

And many more besides.

Click to see more example sentences
çoğu most of them

Çünkü bir çoğu Frank dayım için çalışıyor.

Because most of them work for Uncle Frank.

Pek çoğu Sana ait değil.

Most of them but not yours.

Çoğu gece yarısından önce geri gelir.

Most of them come back before midnight

Click to see more example sentences
çoğu many of

ve çoğu yakışıklı, veya zeki veya çok başarılı olsa da,

and while many of them are handsome or clever or very successful,

Kuzey Yorkshire'da bu mülklerden pek çok var, büyük ve küçük. Çoğu da zorluk içinde.

North Yorkshire has a lot of these estates, big and small, and many are in difficulty.

Bu kızların bir çoğu ölecek.

Many of these girls will die.

Click to see more example sentences
çoğu major

Ama çöl hayvanlarının çoğu için bu strateji hayatta kalmak için yeterli değildir.

But for the majority of desert animals this strategy would not be enough for survival.

Ama çoğu için sadece tek bir son var ölüm.

But for the majority there's only one outcome, death.

Fakat çoğu için sadece tek bir son var ölüm.

But for the majority, there is only one outcome Death.

Click to see more example sentences
çoğu mainly

Çoğunlukla da hükümet ve diğerleri.

The government, mainly, and others.

Bazen, ama çoğunlukla kızlar.

Sometimes, but mainly girls.

Çoğu balık ama başka şeyler de oluyor.

Mainly fish, but also other things.

Click to see more example sentences
çoğu many times

Çoğu kez, Evet!

Many times, yeah.

Charles ve Clarissa çoğu zaman beraber oynamışlardı.

Charles and Clarissa have played together many times.

çoğu many of them

ve çoğu yakışıklı, veya zeki veya çok başarılı olsa da,

and while many of them are handsome or clever or very successful,

Bir çoğu başarısız oldu.

Many of them failed.