Turkish-English translations for çocuksu:

childish · juvenile · infant · childlike · infantile · boyish · puerile · other translations

çocuksu childish

Bu adamın hayatını kurtarmaya çalıştım ve onun bir aptal, çocukça ve nankör olduğunu düşünüyorum.

I tried to save this man's life and I think he's stupid, childish and ungrateful. Okay.

Bu sadece çocukça bir takıntı.

This is just a childish obsession.

Ne çocukça bir yorum.

What a childish comment.

Click to see more example sentences
çocuksu juvenile

Ben Yüzbaşı J.J. Jones, Lincoln Park çocuk bölümünden.

I'm Captain J.J. Jones, Lincoln Park Juvenile Division.

Ya da sekiz yaşından daha küçük bir çocuk Noel Baba'yı sorarsa.

Or if a juvenile aged eight years or younger asks about Santa Claus.

Çocuksu bir espri anlayışı olan sen.

You with a juvenile sense of humour.

Click to see more example sentences
çocuksu infant

Ruhu olmadan doğan ilk bebek, ruhsuz bir çocuk olarak ölü doğan ilk bebek

The first infant born without a soul, born dead as a soulless child must be

Evet ama doktorlardan önce çocukların ölüm oranı çok yüksekti.

Yeah, but before doctors the infant mortality rate was incredibly high.

Oh, zavallı küçük çocuk.

Oh, poor small infant child

Click to see more example sentences
çocuksu childlike

Büyük Mel Amcayı ve çocuksu masumiyetini hatırlıyor musun?

You remember Great Uncle Mel, and his childlike innocence?

Ne kadar saf ve çocuksu bir masumiyet.

And such pure childlike innocence as well.

İki parça yağmur, bir parça güneş, biraz da çocuksu mucize.

Two parts rain, one part sun, one part childlike wonder.

Click to see more example sentences
çocuksu infantile

Annenin hasta ve çocuksu bir kadın olduğunu mu?

That your mother was a sick, infantile woman?

Ne çocukça bir fikir.

What an infantile idea.

Dr. Holt çocuk felci hakkında bir otoritedir.

Dr. Holt's an authority on infantile paralysis.

Click to see more example sentences
çocuksu boyish

Berrak mavi gözleri ve çocuksu bir yüzü var.

He has clear blue eyes and a boyish face.

En sevdiğiniz Glee Kulübü öğretmeni, müthiş ve çocuksu Bay Cory Radison!

Your favorite glee club instructor, the dreamy and boyish Mr. Cory Radison!

Şu çocuksu surata bir bakın.

Look at that boyish face.

Click to see more example sentences
çocuksu puerile

Hayır o yüzden değil, çocukça olurdu öyle yapmam.

No, I'm not, because that would be puerile.

Evet. Tamamen çocuksu.

Yes, totally puerile

Yavan, düzenli ve çocuksu demek istiyorsun.

They're insipid, neat, and puerile?

Click to see more example sentences