çukurunda

Dağ yeterince yüksek değil. Yeterince derin bir çukur da yok.

Your mountain isn't high enough, and there isn't a hole deep enough.

Bu milyon dolarlık bir çukur.

This is a million dollar hole.

Ve çukur kazmak için. ve dolabı gömmek için hiç soru sormak da yok.

And for helping me dig a hole and bury the fridge in it no questions asked.

O ağacın yanında bir çukur var.

Next to that tree, there's a hole

Ne tür bir çukur?

What kind of hole?

Bu kasaba bir çukur.

This town is a hole.

Sence bir şey bu çukuru kazdı, yumurtladı ve sonra da gitti mi?

You think something dug this hole, laid the egg, and then just left it?

Kül, tos ve sususluk var orda ve çukurlar, çukurlar, çukurlar ve orkslar, binlerce orkslar.

No. Ashes and dust and thirst there is, and pits, pits, pits. And Orcses, thousands of Orcses.

Bu bir çukur değil, bir asansör.

This isn't a hole. It's an elevator.

Bir çukur, bebek için.

It's a hole for baby.