öğleden

Bir şeyler oldu, bu öğleden sonra başka şeyler oldu, bu yüzden yarın yaparız, mesele değil yani.

Stuff, other stuff happened this afternoon, so We can do it tomorrow, it's not a problem.

Kendimi çok kez yalnız hissetmiştim ama bu öğleden sonraya dek asla tamamen yapayalnız hissetmemiştim.

Many times I've felt alone but until this afternoon I'd never felt completely lonely.

Çok kereler kendimi yalnız hissettim ama bu öğleden sonraya kadar hiç tamamen yalnız hissetmemiştim.

Many times I've felt alone "but until this afternoon "I'd never felt completely lonely.

İyi öğleden sonra bayanlar ve baylar ve Ruth'un yaptırdığı eve hoş geldiniz.

Good afternoon, ladies and gentlemen, and welcome to the house that Ruth built.

Ve kahvaltı, öğle ve akşam yemeği.

And this is breakfast, lunch and dinner.

Bayan Kelly ve ben bu öğlen sonrası bir hata yaptık ve bunu size açıklamak istiyoruz.

Miss Kelly and I, we've made a mistake this afternoon and we'd like to explain it.

Evet, bana okul bilim küçük bir kız bekliyorum bu öğleden sonra fuarı.

Yeah, I've got a little girl expecting me at a school science fair this afternoon.

Bu öğleden sonra bir şey bulacağım ve seni arayacağım.

Later this afternoon, I'll find something and I'll call you.

Tamam, iyi, Joe Campbell Pazartesi öğleden sonra öldü. şey o zaman oldu mu?

Okay, well, Joe Campbell died Monday afternoon. Did something happen then?

Ama soğuk bir öğleden sonra, okul çıkışında bir şey oldu.

But on a cold afternoon, after school something happened.