ödeyecek

Bu yüzden baban ve ben her zaman nakit öderiz ve hiç yeni bir şey almayız.

That's why your dad and I always pay cash, and we never buy anything new.

Fakat bu, Ben bir hata yaptım, ve şimdi bunun bedelini ödüyorum.

But the thing is, I made a mistake, and now I'm paying for it.

Ama bu, Edward olmak için ödenecek küçük bir bedel.

But that is a small price to pay for being Edward.

Şimdi, borcunu öde, ve sonra bir daha asla, beni duydun mu?

Now, you pay what you owe, and then never again, you hear me?

O genç ve güzel. ve erkekler ona karşılığını ödemek zorunda.

She is young, and beautiful, and men have to pay for her.

Herkes her şey için para ödeyecek.

Everybody has to pay for everything.

Sen ne olursa olsun bize geri ödemek zorunda.

You have to pay us back no matter what.

İyi bir vatandaş olmak için ödenmesi gereken bir bedel var.

There is a price to be paid for being a good citizen.

Sadece gelecek sene değil de, gelecek hafta öde olur mu?

Just pay me back next week and not next year, okay?

Bir zevk olurdu bunun için onu geri ödemek için.

Would be a pleasure to pay him back for it.