önemlisi

Endişelenme, çalışmaya devam et, buraya geldim; çünkü sana söyleyeceğim önemli bir şey var.

Don't worry and keep working. I've come here because I have something important to tell you.

Bak, senin yapman gereken şeyler var ve çok önemli şeyler ve ben sana onları yapma diyemem.

Look, you have things to do and they're very important things and I can't tell you not to do them.

Seninle konuşmak istediğim bir şey var çok önemli bir şey.

There's something I want to talk to you about something very important.

Kulağa tuhaf geliyor biliyorum ama şimdi bu önemli değil. Bana söz ver.

I know it sounds strange, but that's not what's important right now, so promise me.

Pekala, önemli olan şey, şu an benim burada olmam, ve bu gece çok hoş görünüyorsun.

Well, the important thing is I'm here now, and you look really nice tonight.

Çünkü biliyorsun, bu benim için önemli bir şey.

Because, you know, this is a big thing for me.

Bu benim için çok önemli bir gün.

This is a very big day for me.

Ama benim için senden daha önemli bir şey yok ve ailemden.

But there's nothing more important to me than you and this family.

Önce ben. Ben senin en yakın arkadaşınım ve bu çok önemli.

Me first, because I'm your best friend and this is very important.

Çünkü hazır olduğumu sanmıyorum ve bunun senin için ne kadar önemli olduğunu biliyorum.

Because I don't think I'm ready and I know how important it is to you.