önlemler

Biliyorum ama bu sadece bir önlem.

I know, this is just in case.

Şarkı ve dans için özür dilerim ama sizi buraya önlem olarak getirdik.

Apologies for the song and dance, but we brought you here as a precaution.

Bu sadece bir önlem.

This is just a precaution.

Hayır. Bu sadece bir önlem.

No, it's just a precaution.

Evet, iyi bir acil güvenlik önlemi ama benim burada ne işim var?

She's a good emergency measure, but but what am I doing here?

Bu sadece bir önlem Vincent.

It's just a precaution, Vincent.

Bu sadece bir güvenlik önlemi.

It's just a security precaution.

Biz gerekli tüm önlemleri alıyoruz, değil mi?

We are taking all the necessary precautions, right?

Beyinsel tutucu etkileri bastırıyor, ama bu sadece geçici bir önlem.

The cortical inhibitor is suppressing the effect, but it's only a temporary measure.

Belki senin kızların önlem olarak gitmek için başka bir yer bulabilirler.

Maybe your girls can find someplace else to go as a precaution.