Turkish-English translations for ötede:

over · beyond · off · over there · further · yonder · other translations

ötede over

Bir sokak ötede.

One street over.

İki blok ötede, şu taraftan.

Two blocks over, down that way.

İyi, şimdi öteye geç.

Good, now move over.

Click to see more example sentences
ötede beyond

Bu bundan da öte Ama bekle bir dakika

It's beyond that. But wait a minute.

Ama o tehlikeliden de öte Clark.

But she's beyond dangerous, Clark.

Her şey iyiden de öte Clark.

Everything is beyond okay, clark.

Click to see more example sentences
ötede off

Bir kaç mil ötede arabalar var.

There are cars a few miles off.

Ana caddeden iki blok ötede, bir blok güneyde.

Two blocks off Main Street, one block south.

Ama onlar için yemek, çok büyük bir mesafe ötede.

But for them, a meal is far off in the distance.

Click to see more example sentences
ötede over there

Bir kaç blok ötede eczane var.

There's a drugstore a few blocks over.

İki kasaba ötede bir eczane var.

Uh, there's a pharmacy two towns over.

İki araba ötede büyük gri bir jip var.

Two cars over there's a large grey SUV.

Click to see more example sentences
ötede further

Ben biraz daha ötede bir kızı öptüm.

I kissed a girl, like, a bit further down.

Bundan öte çabalamak, sadece faro dağıtıcılarına yarayacak.

Further efforts'll only benefit the faro dealers.

ötede yonder

Evet, az ileride, ötede.

Yeah, just ahead. Over yonder.

Sanırım, şu ötede biraz dolaşsam iyi olacak.

I think I just better mosey yonder on.