Turkish-English translations for öyle:

that · so · like that · such · such a · similar · thus · other translations

öyle that

Ama bu öyle değil.

But this is not that.

Hayır, öyle Öyle değil

No, that's that's not

Demek öyle, evet evet, güzel mi peki?

Oh right, yeah, right, yeah, is that good?

Click to see more example sentences
öyle so

Ve bu da öyle.

And so is this.

Bu yüzden oraya geri dön ve öyle yap.

So get back out there and do some.

Artık o kadar emin değilsin, öyle değil mi?

You're not so sure any more, are you?

Click to see more example sentences
öyle like that

Ben öyle değilim, ve sen de öyle değilsin.

I'm not like that, and you're not like that.

Öyle bir şey yapma, tamam mı?

Don't do anything like that.

Benim de öyle bir babam vardı.

I had a father like that.

Click to see more example sentences
öyle such

Burada öyle bir şey var mı?

Is there such a thing here?

Öyle bir yer vardı.

There was such a place.

Sen ne iyi bir dostsun öyle.

Oh, you're such a good friend.

Click to see more example sentences
öyle such a

Burada öyle bir şey var mı?

Is there such a thing here?

Öyle bir yer vardı.

There was such a place.

O öyle bir şey yapmaz!

She won't do such a thing

Click to see more example sentences
öyle similar

Öyle görünüyor ki aynı amaç için çalışıyoruz. Siz ve ben.

It seems we are working to a similar purpose, you and I.

Öyle, ve tehlikeli biçimde benzer.

It does, and dangerously similar.

Kültürel açıdan belki benzerlikler olabilir. Ama öyle bile olsa

Culturally, perhaps, there are similarities, but even there

öyle thus

Jane, Bay Dixon ve Bayan Campbell o zaman öyleydi.

Jane, Mr. Dixon and Miss Campbell for thus she was then.

Julieth Bath ve Griffin Cavenaugh de var. Evet, öyle.

And Julieth Bath and Griffin Cavenaugh Thus it is.