ümit

Ama senin için hala bir ümit var, Tatlım.

But there's still hope for you, honey.

Ama bunun için hiç ümit yok sanırım.

But I guess there's no hope of that.

Belki bizim için hala bir ümit vardır.

Maybe there's some hope for us yet.

O zaman benim için hala ümit var?

So there's hope for me yet.

Senin için hala bir ümit var, doktor.

There's hope for you yet, Doctor.

Doktor, hiç ümit var mı?

Doctor, is there any hope?

Bu, ümit etmek için çok fazla.

That's too much to hope for.

Benim için bir ümit yok mu?

Is there no hope for me?

Evet herkes için bir ümit vardır.

Well there's hope for everyone.

Senin için hâlhâlâ ümit var, dostum.

There is still hope for you, friend.