İmkansız

Ama sonra bir şey oldu. İmkansızİmkansız olduğunu biliyordum ama yine de oldu.

And then something happened, something that I knew was impossible but it happened anyway.

Ama sonra bir şey oldu. İmkansızİmkansız olduğunu biliyordum.. .. .. ama yine de oldu.

And then something happened, something that I knew was impossible.. .. .. but it happened anyway.

Bakın, bu filmi geri almak için beş saatimiz var bu imkansızimkansız gibi görünebilir, ama bizim için değil.

Look, we have five hours to get this movie back, and that may seem impossible, but not for us.

O zaman o senden bile büyük bir aptal ki öyle bir şey de imkansızimkansız.

Well, then she's a bigger idiot than you are, which is impossible. It is impossible.

Bu imkansızimkansız çünkü bu kadın hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

That's impossible because I don't know anything about this woman.

Bu çok iyi olurdu hayatım ama yapamayız, çünkü bu tamamen imkânsızimkânsız.

Well, that would be lovely, dear, but we can't, because it's completely impossible.

Bu imkansızimkansız çünkü ben sizi iki gün önce gördüm.

Okay. That's impossible 'cause I saw you two days ago.

Sizin için ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ne kadar imkansızimkansız.

I know how difficult it must have been for you, how impossible.

Bunun imkânsızimkânsız olduğunu söyleme. Çünkü bu her neyse mümkün.

Don't say that that's impossible, because whatever this is, it's possible.

Özür dilerim efendim ama bu imkansızimkansız.

I'm sorry, sir, but that's impossible.