Turkish-English translations for ışık:

lighting, light · lamp · beam · gleam · glim · luminary · other translations

ışık lighting, light

Eğer bu hayatta ışığı bulamazsan, o zaman bir tane daha kayıp hayat olacak!

If you don't find the light in this life, then it'll be one more lost life!

Demek istediğim, ağaç yok, ışık yok ve müzik yok.

I mean, there's no tree and no lights and no music.

Biraz ışık alabilir miyim?

Can I have some light?

Click to see more example sentences
ışık lamp

Bir lamba, bir mum, biraz ışık!

A lamp, a candle, some light!

Bir lamba ışığı tek bir tarafa verir.

A lamp is only giving light on one side.

Lamba yok, ışık yok.

No lamps, no light.

Click to see more example sentences
ışık beam

Ama bu ışık onların ölüm ışını.

But that beam is their death ray.

Kocaman ışıklar, uçan bizonlar, hava bükücüler.

Giant light beams flying bison airbenders

Onlar alarm ışıkları!

They're alarm beams!

Click to see more example sentences
ışık gleam

Parlak ve ışıltılı berrak güneş ışığı gibi.

Shines and gleams, Like liquid sunshine.

San Francisco. ışık saçan kulelerin kasabası, şehri.

'San Francisco. 'Town city of gleaming spires.

Şu zayıf parlayan ışık.

That faint gleam of light.

ışık glim

Bize bir ışık bul, Toby.

Show us a glim, Toby.

Barney, bir ışık.

Barney, a glim.

ışık luminary

Bir çift ışık kaynağı.

A pair of luminaries.