şanslıyım

Bugün, ben daha şanslıyım Bir şey daha var çünkü Ben bu kasabaya geri getirebilir:

Today, I'm even more lucky because there's one more thing I can bring back to this town:

Senin gibi bir arkadaşım olduğu için çok şanslıyım George.

I'm so lucky to have a friend like you, George.

Senin gibi bir arkadaşım olduğu için çok şanslıyım.

I'm really lucky to have a friend like you.

Burada olduğum için çok ama çok şanslıyım.

I'm very, very, very lucky to be here.

Senin gibi bir babam olduğu için çok şanslıyım.

I'm so lucky to have a father like you.

Ben şanslıyım. Çünkü artık bir geleceğim olabilir. Yeni bir başlangıç.

I'm lucky 'cause I can have a future now, a new beginning.

Ben çok, çok şanslıyım.

I'm very, very lucky.

Onları bulduğum için şanslıyım, çok şanslı, gerçekten şanslı.

I'm lucky to have found them, so lucky, really lucky.

Bu çok uygun bir cevap ve sanırım öyle şanslıyım ki o bunu sizin için doğrulayamıyor.

That's a very convenient answer, and I guess lucky for you that she can't confirm it.

Ben de şanslıyım. Çünkü benim de erkek arkadaşımsın.

I'm also lucky because you're my boyfriend.