şarapla

Biraz şarap getirdim, um Biri bana doğum günü hediyesi olarak verdi.

I brought some wine, um someone gave me as a birthday present.

O şarap sahte bir şişe değil, o gerçek bir şişe şarap.

That's not a fake bottle of wine, it's a real bottle of wine.

Biraz şarap için çok erken değil mi?

It's a little early for wine, isn't it?

Ona çok güzel bir yemek ve bir şişe şarap verdim.

I gave him a very nice lunch and a fresh bottle of wine.

Bana biraz daha şarap ver!

Give me some more wine.

Bana da biraz şarap ver, lütfen.

Give me some wine, please.

Bir şişe şarap daha alabilir miyiz, lütfen?

Can we get another bottle of wine, please?

Biraz daha şarap ister misin?

You want some more wine?

Ben bir beyaz şarap alacağım, kocam için de bir bira.

I'll have a white wine and a beer for my husband.

Sana biraz şarap ve yemek getirdim.

I've brought you some food and wine.