şarapla

Biz yatak ve yiyecek ve ince şarap var.

We have beds and food and fine wine.

Ben, sen, şarap.

Me, you, wine.

Viski, beyaz şarap?

Whiskey, white wine?

Şarap da koy lütfen.

And pour the wine, please.

Abi, lütfen biraz şarap koyar mısın.

Brother, please pour some wine.

O zaman, şarap mahzeninde ne olduğunu anlat.

So, tell me what happened in the wine cellar.

Chloe'nin doğum günü için bir şişe kaliteli şarap.

Oh, a good bottle of wine for Chloe's birthday.

Ve her yemekte şarap servis ediyorlar?

And they serve wine at every meal?

İyi yemek, iyi şarap ve belki güzel bir kayak ortamı bulursun.

Good food, good wine, and perhaps a pretty skiing enthusiast.

Kim şarap içiyor?

Who's having wine?