şeyimiz

Bu adam hakkında hiç bir şey bilmiyorsun ve o senin hakkında her şeyi biliyor.

You don't know anything about this man, and he knows everything there is to know about you.

Şey evet Hayır Evet Benim için de iyi değil, senin için de iyi değil.

Well, yes, no, yes It's not good for me. It's not good for you.

Sana yardım edebileceğim bir çok şey var, ve senin de bize yardım edebileceğin bir çok şey var.

There is so much that I can do to help you, and there's much that you can do to help us.

Ve, dinle, bir şey daha var sana söylemem gereken, bir şey daha var.

And, listen, there's one more thing there's one more thing I have to tell you.

Bak,.. sana söylemem gereken bir şey var ve bunu sana çok uzun zaman önce söylemeliydim.

Look, there's something I need to tell you, and I should have told you a long time ago.

Yani, söyle bana bu Hakkımda çok biliyorum nasıl ve senin hakkında bir şey biliyor musun?

So tell me, how is it that you know so much about me and I know nothing about you?

Sen iyi bir insansın, Jack. Ama sanırım başka şeyler de var. Ve ben, onu bir daha yapamam.

There's a good man in there, Jack, but I think there's something else, too, and I can't do that again.

Ama bu senin için iyi bir şey.

But this is good for you.

O benim hakkımda hiçbir şey bilmiyor, ama ben onun hakkında her şeyi biliyorum.

She don't know anything about me, but I know everything about her.

Çünkü sana bir şey söylemek istiyorum ve bence ne demek istediğimi biliyorsun.

Because I want to tell you something and I think you know what I mean.