Turkish-English translations for şeytan:

devil · the devil · demon · evil · Satan · knowing · imp · fiend · Lucifer · succubus · beelzebub · daemon · cunning · artful · archfiend · nimble · the evil one · other translations

şeytan devil

Bazen her şeyi yok etmek isteyen bir şeytan tarafından ele geçirilmiş gibi görünüyordu.

Sometimes it seemed like she was possessed by a devil that wanted to destroy everything.

O bir şeytan değil mi Brad?

Isn't he a devil, Brad?

Kes şunu, seni şeytan!

Stop this, you devil!

Click to see more example sentences
şeytan the devil

Bayanlar ve baylar, hepimiz biliyoruz ki havuç, şeytanın en sevdiği yiyecektir!

Ladies and gentlemen, we all know that carrots are the devil's favourite food!

Şeytan her zaman var.

There is always the devil.

Peki bu şeytanın işi mi? Bu mu?

But is this the work of the devil?

Click to see more example sentences
şeytan demon

Ne olduğunu bilmiyorum ama bir hayalet gibiydi. Bir şeytan da olabilir. Ya da bir ruh.

I don't know what, but it was something like a ghost, a demon, or a spirit.

Tamam, belki de bir şeytan değildir.

Okay, maybe it's not a demon.

Şeytan gelir ve gider.

The demon comes and goes.

Click to see more example sentences
şeytan evil

Ama bir gün, şeytan kral ve adamları onu bulmuş ve geri götürmüşler.

But one day, the evil king and his men found her and took her away.

Bu evde bir şeytan var.

There's evil in this house.

Evet, biri iyi, biri şeytan!

Yeah, one good, one evil.

Click to see more example sentences
şeytan Satan

Şeytan için bir mabet yaptırdım ve ona dua ettim. Ve onunla bir anlaşma yaptım.

I built a chapel to Satan, and I prayed to him, and I made a pact with him.

George Campbell, içinde şeytan var senin!

George Campbell! Satan himself is in you!

Ama şeytan var!

But there's Satan!

Click to see more example sentences
şeytan knowing

Ne olduğunu bilmiyorum ama bir hayalet gibiydi. Bir şeytan da olabilir. Ya da bir ruh.

I don't know what, but it was something like a ghost, a demon, or a spirit.

Bayanlar ve baylar, hepimiz biliyoruz ki havuç, şeytanın en sevdiği yiyecektir!

Ladies and gentlemen, we all know that carrots are the devil's favourite food!

İkimiz de biliyoruz ki O bir şeytan, yani

We both know that he's the devil, so

Click to see more example sentences
şeytan imp

Bu küçük şeytan Pazu'ya benziyor. ve küçük bir de kız şeytan galiba.

This imp looks just like Pazu and a little girl imp, too, I see.

Küçük Şeytan ilk kez Joffrey'yi tehdit etmiyordu.

It wasn't the first time the Imp threatened Joffrey.

Neler oluyor, küçük şeytan?

What's up, you little imp?

Click to see more example sentences
şeytan fiend

O şeytan adam hakkında söylenenlerin çoğu doğruydu Patron Grissom. o bir hırsızdı ve bir terörist.

Some of which were true under that fiend Boss Grissom. He was a thief and a terrorist.

Beni rahat bırak seni şeytan!

Leave me alone, you evil fiend!

Geri gel seni şeytan!

Come back, you fiend!

Click to see more example sentences
şeytan Lucifer

Lucifer, kovulan melek Satan, şeytan, Justin Bieber.

Lucifer, fallen angel, Satan, devil, Justin Bieber.

O şeytan ile savaştı ve onu cennetten kovdu.

He battled Lucifer and threw him out of Heaven.

Şeytan bizim için geliyor!

It's Lucifer come for us!

Click to see more example sentences
şeytan succubus

Ama burada senin aciz ellerinde ve sen cehennemden bir dişi şeytanı çağırdın!

But here it is in your incapable hands and you summoned a succubus from hell!

Senin yaşındaki bir dişi şeytan için oldukça doğal.

This is perfectly natural for a succubus your age.

Bu dişi şeytan bana geldi.

This succubus has come to me.

Click to see more example sentences
şeytan beelzebub

Karanlık Lord, İblis, Şeytan Lucifer

The Dark Lord, Satan, Beelzebub,

Baphomet, Beelzebub, Şeytan, Samael Tanrı'nın zehri, İblis, Shaytan,

Baphomet, Beelzebub, Belial, Samael, poison of God, Iblis, Shaytan,

Şeytanın ve Beelzebub'un cehennemi.

Hell of Satan and Beelzebub,

şeytan daemon

Hata yok, şeytan.

No mistake, daemon.

Çık ortaya, şeytan.

Come out, daemon.

Ölüm ve şeytanlar.

Death and daemons.

şeytan cunning

Her daim kurnaz bir şeytan Her zaman çok bencilsin

Always the cunning devil. Ever the selfish little beast.

O kurnaz şeytan Belgard, Porthos'u cesaretlendirince bu oldu.

That cunning devil Belgard encourages Porthos, and this happens!

Seni kurnaz şeytan

You cunning guy

şeytan artful

İçi ise, Şeytan'ın özel sanat galerisi gibidir.

Inside, it's like Satan's private art gallery.

Şeytan çıkarıcı, Demonolojist ve Karanlık Sanatlar Ustası" mı?

Exorcist, demonologist and master of the dark arts"?

şeytan archfiend

Şeytan bizi test ediyor.

The Archfiend is testing us.

şeytan nimble

Çevik küçük şeytan.

Nimble little minx.

şeytan the evil one

Ama bir gün, şeytan kral ve adamları onu bulmuş ve geri götürmüşler.

But one day, the evil king and his men found her and took her away.