şeytani

O minik şeytani kalbin doğru yerde ama daha iyi bir fikrim var.

Your evil little heart is in the right place, but I have a better idea.

Burada bir şey var, şeytani bir şey.

There is something here, something evil.

Ama diğer yandan, sen şeytani bir ölüm makinesisin, o yüzden, hayır.

But on the other hand, you're an evil killing machine, so, no.

Şeytani bir şeyler var orada.

There's something evil out there.

Onun adı Annie Kim ve şeytani değil.

Her name is Annie Kim, and she's not evil.

Her zaman bir Şeytani Bilim Adamı olmak istedim.

I always wanted to be an Evil Scientist.

O evde şeytani bir şeyler var.

There's something evil in the house.

Burası karanlık ve şeytani bir yer.

This is a dark and evil place.

Onlar herkesin düşündüğü gibi korkunç ve şeytani değiller.

They're not scary and evil like everyone thinks they are.

O yerde şeytani bir şeyler var.

There's something evil about that place.