Turkish-English translations for şimdi:

now · just · here · ever · presently, present · today · yet · currently · soon · as of now · directly · right away · immediately · from now on · nowadays · instantly · at once · straight off · at present · other translations

şimdi now

Ne, ne, şimdi ne var?

What, what, what is it now?

Şimdi de benim için buradasın.

And now you're here for me.

Şimdi bana güzel bir şey söyle.

Now tell me something good.

Click to see more example sentences
şimdi just

Ama şimdi sadece sen ve ben, tamam mı?

It's just you and me right now, okay?

Şimdi, bunu al ve ondan uzak dur.

Now just take it and stay away from him.

Sen şimdi "yardım" dedin?

Did you just say "help"?

Click to see more example sentences
şimdi here

Burada ve şimdi sen ve ben tamam mı?

Here and now, you and me, all right?

Şimdi buradasın ve o bunu bilmiyor bile.

Now you're here and he doesn't even know it.

Şimdi onu buraya getir.

Now bring him over here.

Click to see more example sentences
şimdi ever

Şimdi bir daha, bir daha ya da bu tür bir görmek istemiyorum.

Now, I don't want to see you again or any of your kind ever again.

Sanırım bu şimdiye kadar duyduğum en kötü şey.

I think that's the worst thing I've ever heard.

Şimdiye kadar bana verdiğin en güzel şey bu.

It's the most beautiful thing you've ever given me.

Click to see more example sentences
şimdi presently, present

Şimdi Amerikalı, doğru yöne dön de sana güzel bir hediye vereyim.

Now, American, turn the right way and I'll give you a pretty present.

Şu an "gelecek"ve" şimdi" aynı şey.

Now the future and the present are one.

Şimdi karşınızda bu yılın buz kraliçesi. Küresel ısınmaya sebep olabilecek bir kadın.

And now, presenting this year's Ice Queen a woman who could cause a global meltdown:

Click to see more example sentences
şimdi today

Sen özel birisin ve ve bu gün biriyle tanışacaksın, O gün bu gün, git şimdi.

You are special and today you are gonna meet somebody, today is the day, now go.

Bugün onunla beraber olmak çok tuhaftı ve şimdi de bu.

It was so weird to be with him today, and now this.

Şimdi, bugün günlerden ne?

Now, what day is today?

Click to see more example sentences
şimdi yet

Şimdi değil, belki gelecek sene, Henüz emin değilim.

Not now, maybe next year, I'm not sure yet.

Ne demek şimdi bu, "henüz"?

What does that mean, "yet"?

Şimdilik bir şey yapma.

Don't do anything yet.

Click to see more example sentences
şimdi currently

Ve şimdi Atlantic Eastern Kartalları için şu anki konferans şampiyonu Doug Nelson dalacak.

Now diving for the Atlantic Eastern Eagles current conference champion Doug Nelson.

Peki, iki senin şimdiki ajanlar, Deeks ve Blye, bir geçmişi, Henrietta var.

Well, two of your current agents, Deeks and Blye, have a history, Henrietta.

Her zamanki şeyler: Kişisel bilgiler, geçmişteki ve şimdiki adresi.

The usual stuff personal info, current and past address.

Click to see more example sentences
şimdi soon

Önemli olan şimdi daha iyi olman ve yakında eve gelecek olman değil mi?

The important thing is that you're better. And that you're coming home soon, right?

Ama şimdi sen buradasın, Sam Soon.

But you are here now Sam Soon.

Ne şimdi, ne de yarın, ama çok yakında.

Not now, not tomorrow, but soon enough.

Click to see more example sentences
şimdi as of now

Neden şimdi öyle bir şey dedin ki?

Why do you say that? As of right now.

Şimdi ikisi de o o yüzden iki katı zor olacak

Now it's two of him. So it'll be twice as hard.

Ve şimdi, sevginin bir işareti olarak, dua edelim.

And now, as a sign of love, let us pray.

Click to see more example sentences
şimdi directly

Şimdi Bu pozisyonda kollarınızı ile, Sen açık kadar yavaş yavaş doğrudan geri yürümek.

Now with your arms in that position, slowly walk directly back until you're clear.

Ama en azından şimdi bir haritamız ve bir yönümüz var.

But at least now we have a map and a direction.

Ve şimdi de William McKinley Lisesi Lima, Ohio'dan, New Directions!

And now, from William McKinley High in Lima, Ohio, the New Directions!

Click to see more example sentences
şimdi right away

Yaşlı adam seni görmek istiyor, hemen şimdi.

The old man wants to see you, right away.

Hemen şimdi, Çok güzel.

Right away. Very good.

Şimdi hemen git..

Go right away.

Click to see more example sentences
şimdi immediately

Şimdi hemen git buradan.

Now go away immediately.

Çavuş seni terfi ettiriyorum teğmen olacaksın. Hemen şimdi.

Sergeant, I'll promote you to lieutenant, effective immediately.

Şimdi! Acil yakın hava desteği istiyorum!

Requesting immediate close air support!

Click to see more example sentences
şimdi from now on

Şimdiye kadar, bir bilgisayar kullanarak bir bilgisayardan bilgisayar sipariş ettin ve şu an da bir bilgisayarı dinliyorsun.

So far, you've ordered a computer on a computer from a computer, and now you're listening to a computer.

Tamam, şimdi itibaren, biz oynayacağız Bu ile.

Okay, from now on, we'll play with this.

Şimdi, bu senden çok daha farklı bir seviyeye ait bir kılıçtır.

Now, this is a sword on a different level from yours.

Click to see more example sentences
şimdi nowadays

Şimdiki insanlara inanmak çok zor değil mi?

Hard to believe of people nowadays, isn't it?

Şimdiki kızlar çok farklı.

Girls nowadays are different

Şimdiki çocuklar çok gelişmiş.

Kids nowadays are so developed.

Click to see more example sentences
şimdi instantly

Şimdi bu evi hemen terk et.

Now, leave this house this instant.

Amy, hemen şimdi eve geliyorsun, duydun mu?

Amy, you're coming home this instant, do you hear?

Ama şimdi, hemen gidin buradan.

But leave now, this instant.

Click to see more example sentences
şimdi at once

Şimdi haftada en az bir kez konuşuyoruz ve yakın arkadaşız.

And now we talk at least once a week. And we're best friends.

Vur onu baba. Hemen şimdi vur.

Shoot him, Daddy, shoot him at once.

şimdi straight off

Şimdi bu düpedüz yürüme olacak, eski okul kuralları.

Now, this'll be a straight walk-off, old school rules.

şimdi at present

Şimdi de Ellie'nin hediyesine bakıyorsun.

Now you're looking at Ellie's present.