Turkish-English translations for şimdiki:

now · presentation, present · actual · current · immediate · instant · other translations

şimdiki now

Ne, ne, şimdi ne var?

What, what, what is it now?

Şimdi de benim için buradasın.

And now you're here for me.

Şimdi bana güzel bir şey söyle.

Now tell me something good.

Click to see more example sentences
şimdiki presentation, present

Şimdi Amerikalı, doğru yöne dön de sana güzel bir hediye vereyim.

Now, American, turn the right way and I'll give you a pretty present.

Şu an "gelecek"ve" şimdi" aynı şey.

Now the future and the present are one.

Şimdi karşınızda bu yılın buz kraliçesi. Küresel ısınmaya sebep olabilecek bir kadın.

And now, presenting this year's Ice Queen a woman who could cause a global meltdown:

Click to see more example sentences
şimdiki actual

Bak şimdi burası çok iyi görünüyor. Aslında oldukça korkunç görünüyor ama eskisinden daha iyi.

look really good in here now. actually it looks pretty horrible, but it's better than it was.

Ve en kötü kısmı da, o iyi birine benziyordu ve şimdi muhtemelen onu bir daha göremeyeceğim.

And the worst part is he actually seemed like a good guy, and now I'll probably never see him again.

Şimdi gerçek bir kadın gibi gözüküyorsun.

Now you actually look like a woman.

Click to see more example sentences
şimdiki current

Ve şimdi Atlantic Eastern Kartalları için şu anki konferans şampiyonu Doug Nelson dalacak.

Now diving for the Atlantic Eastern Eagles current conference champion Doug Nelson.

Peki, iki senin şimdiki ajanlar, Deeks ve Blye, bir geçmişi, Henrietta var.

Well, two of your current agents, Deeks and Blye, have a history, Henrietta.

Her zamanki şeyler: Kişisel bilgiler, geçmişteki ve şimdiki adresi.

The usual stuff personal info, current and past address.

Click to see more example sentences
şimdiki immediate

Şimdi hemen git buradan.

Now go away immediately.

Çavuş seni terfi ettiriyorum teğmen olacaksın. Hemen şimdi.

Sergeant, I'll promote you to lieutenant, effective immediately.

Şimdi! Acil yakın hava desteği istiyorum!

Requesting immediate close air support!

Click to see more example sentences
şimdiki instant

Şimdi bu evi hemen terk et.

Now, leave this house this instant.

Amy, hemen şimdi eve geliyorsun, duydun mu?

Amy, you're coming home this instant, do you hear?

Ama şimdi, hemen gidin buradan.

But leave now, this instant.

Click to see more example sentences