şirketi

Annem bizi buraya getirdi çünkü yeni bir şirket kurmak istiyor.

My mother brought us here because she wants to start a new company.

Benim işim her zaman için büyük resme bakmak. Bu büyük resim bu şirket ve sen bu şirket için iyisin.

My job is to always look at the big picture and that big picture is the company, and you are good for the company.

Ama bu bir aile şirketi.

But this is a family business.

İyi, çok iyi, çok iyi Uh,Tebrikler patron, işiniz çok iyi gidiyor Küçük bir şirket için çok iyi.

Good, very good, very good uh, congratulations boss, your business is doing well very well, for a small company.

Sorun şu ki, bu alete yalnızca tek bir şirket sahip ve bu, benim şirketim değil.

The problem is, there's only one company that has this device, and it's not mine.

Bu özel bir güvenlik şirketi.

It's a private security company.

Ben şirket için bir şey yaptım ve onlar bana borçlular.

I did something for the company and they owe me something.

Bu sefer gerçekten iyi bir şirket.

It's a really good company this time.

Hey tatlım, burada özel bir şirket toplantısı yapıyoruz.

Hey, sweetheart, we're having a private company meeting here.

Ne? Şimdi de telefon şirketi için mi çalışıyorsun?

What, do you work for the phone company now?