Turkish-English translations for şok:

shock, shocked · stun · trauma · jolt · concussion · other translations

şok shock, shocked

Biliyorum ki, bu büyük bir şok ama burada güvende olacaksın.

Now, I know this is a huge shock but you'll be safe here.

Bay Thomas, burada şoka girmiş bir hayvan var.

Mr. Thomas, we've got an animal going into shock here.

Sofia, bu senin için tam bir şok olmuştur.

Sofia, this must be such a shock for you.

Click to see more example sentences
şok stun

Ama Hitler ve Stalin dünyayı şok etmek üzereydiler.

But Hitler and Stalin were about to stun the world.

Evet, doktorlar bile şok oldu.

Yeah, even the doctors were stunned.

Elektronik şok tabancası, sersemletici silah.

Electronic stun gun, personal taser.

Click to see more example sentences
şok trauma

Şok altında ama travmaya dair bir işaret yok.

He's in shock but there's no sign of trauma. He's

Tetikleyici bir olay oldu mu, travma, şok?

Was there a trigger event, trauma, shock?

şok jolt

Sana küçük bir şok vereceğim, tamam mı?

Hey, I'm gonna give you a little jolt, okay?

şok concussion

Lewandoski şok mu geçiriyor?

Lewandoski's got a concussion?