Bazen

O kadar fazla enerjisi var ki beni bazen yoruyor.

He's got so much energy, he wears me out sometimes.

Hatta bazen deniz kenarı veya küçük bir kilise.

Even by the sea sometimes or a little church.

Bazen Michael Lewis olarak bilinir.

Sometimes known as Michael Lewis.

Yetişkin bir adam, bazen birkaç gün için çıkıp gider.

A grown man sometimes takes off for a couple of days.

Bazen onun sesini duyuyorum.

Sometimes I hear her voice.

Bazen olur dışarıda bir otelde seyahat ettiğinde.

It happens sometimes when you travel outside a hotel.

Bazen çok fazla eğitim de tehlikeli olabiliyor.

Sometimes too much education can be a dangerous thing.

Tamam, sinir bozucu ve çocukça olabilir ve bazen ben bile ona sandalye fırlatmak istiyorum ama o O tehlikeli değil.

I mean, he's annoying and childish and sometimes I wish I could throw a chair at him, but he's he's not dangerous.

Ve bazen hayat zordur.

And sometimes life is.

Bak, bazen çok eğlenceli oluyor.

See, sometimes it's kind of fun.