Chianti

Bir şişe Chianti ve biraz peynir.

A bottle of Chianti and some cheese.

Evet, bir şişe kırmızı Chianti.

Yes, a bottle of red Chianti.

Ty, Chianti yerine Chardonnay götürmeye karar verdi.

Ty decided to bring the Chardonnay instead of Chianti.

Makarna, parmagiani, dondurulmuş pizza, chianti şarabı.

Macaroni, parmigiana, frozen pizza, chianti.

Bir şişe Chianti.

Bottle of Chianti.

Evet, bana ve küçük hanıma Chianti şarabı.

Yeah. Chianti for me and the little lady.

Connie Francis, spaghetti bolognaise gevrek ekmek ve güzel bir Chianti kırmızı şarapla gider.

Connie Francis is spaghetti Bolognese with a crusty bread and a nice Chianti.

Onun ciğerini bakla ve iyi bir şişe Chianti ile yemek isterdim.

I'd eat her liver with fava beans and a nice bottle of Chianti.

Ve bir şişe de "Castellare Chianti Poggiale".

And a bottle of the Castellare Chianti Poggiale.

Beyaz "chianti", bayım?

White chianti, monsieur?