Daha

Ve, dinle, bir şey daha var sana söylemem gereken, bir şey daha var.

And, listen, there's one more thing there's one more thing I have to tell you.

Sen iyi bir insansın, Jack. Ama sanırım başka şeyler de var. Ve ben, onu bir daha yapamam.

There's a good man in there, Jack, but I think there's something else, too, and I can't do that again.

Benim için iyi bir değil çünkü bundan daha iyiyim ve daha iyi olduğumu siz de biliyorsunuz.

It's not a good job because I'm better than that, and you know I'm better than that.

Tamam önce iyi haberleri vereceğim ama o kadar da iyi değil, ama kötüden daha iyi.

Okay, I'll give you the good news first, which is not that good, but it's better than the bad.

O zaman, bu konu hakkında söylemek istediğim bir şey daha var.

Okay, well, there is one more thing that I want to say about this.

Bu senin için daha iyi.

That's good for you.

Eğer daha iyi bir koca, daha iyi bir baba olsaydım annesi ve kız kardeşi hâlhâlâ hayatta olabilirdi.

If I'd been a better husband, a better father, her mother and her sister might still be alive.

Bence bu çok kara bir şey gibi, şey gibi, bu daha ne kadar siyah olabilir?

There's something about this that is so black, it's, like, how much more black could this be?

Daha iyi. İyi, iyi.

Good, good good good.

Daha önce böyle bir şeyi hiç yapmamıştım ama insanlar bunu hep yapar, değil mi?

I've never done anything like that before, but people do it all the time, right?