Enişteye

Çok teşekkür ederim Will enişte.

Thank you so much, Uncle Will.

Sonuçta benim eniştem ve o da bu ailenin bir parçası.

Well, he's my brother-in-law, and he's part of my family.

Tekrar tebrikler, Hank enişte.

Congratulations again, Uncle Hank.

Peki ya teyzen ve enişten?

What about your aunt and uncle?

Bir teyze ve enişte.

An aunt and an Uncle.

Ronnie enişte, lütfen kapıyı aç.

Uncle Ronnie, please open the door.

Enişten güvende, değil mi?

Your uncle is safe, right?

Gel de gör, Jules Enişte yemek pişiriyor.

Come and see, Uncle Jules is cooking!

O benim eniştem değil.

He's not my brother-in-law.

Yapma, Henry enişte.

Don't, Uncle Henry.