Jason

Hayır, sen kendin için iyi bir fikir olmadığını düşünüyorsun. Ama Jason bizim için harika bir fikir.

No, you don't think it's a good idea for you, but Jason is a very good idea for us.

Bence bu iyi bir fikir değil Jason.

I don't think that's a good idea, Jason.

Ve senin gibi genç bir kadın Jason gibi başarılı bir erkek arıyor çünkü kendisini güvende hissetmek istiyor.

And a young woman, like yourself looks for a successful man like Jason because she wants to feel safe.

Jason'ın bildiği tek bir şey var. Ve bunu çok iyi biliyor.

There's only one thing that Jason knows, and he knows it well.

Çünkü bazı şeyler asla değişmez Jason ve bazıları da değişir.

Because some things never change, Jason and some things do.

Sen ve ben şekilde Yani, Phoebe ve Jason yalnız zaman biraz olabilir, öyle mi?

You and I. That way, Phoebe and Jason can have a little bit of time alone, yeah?

Çünkü sen bir yalanı yaşıyorsun ve ben de sana yalan söylrdim, Jason.

Because you've been living a lie and I've been lying to you, Jason.

Anne, herkes birbirini sevecek çünkü Jason ve ben birbirimizi seviyoruz.

Mom, everybody's gonna love each other because Jason and I love each other.

Jason, sen ne yapıyorsun burada?

Jason, what are you doing here?

Bu sen ve Jason arasında olan şey.

The thing is, this is between you and Jason.