Kuvvetleri

Her silahın değişik gücü vardır; zayıf ve kuvvetli, hafif ve ağır hafif ve ağır,

Every weapon has a different power long and short weak and strong light and heavy

Evet, Özel görev kuvveti riskli bir şey ama kuvvet bize toplumda daha çok iyi şey yapmamız için bir şans veriyor.

Yes, the task force is risky, but it gives us a chance to do a lot of good in the community.

Küçük bir kuvvet uzun bir yol gidiyor, değil mi?

A little power goes a long way, doesn't it?

Bugün sizin ve insanların gördüğü gibi, ne ordu ne de silahlı kuvvetler tek bir atış yapmamışlardır.

As you and the people saw today, neither the army nor the armed forces fired a single shot,

Burada çok kuvvetli bir koku var.

There is a very strong smell.

Elektromanyetik kuvvet ondan bin milyar, milyar, milyar, milyar kez daha güçlüdür.

The electromagnetic force is some thousand billion, billion, billion, billion times stronger.

General Jack O'Neill, Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri.

General Jack O'Neill, United States Air Force.

Homer Simpson ve Peter Griffin Hava Kuvvetleri'nden daha harika bir ekip!

Homer Simpson and Peter Griffin are an even greater team than the Air Force!

Sende güçlü, kuvvetli kadınlar için bir şey var.

You do have a thing for strong, powerful women.

Yani o kadar kuvvetli değil.

Which means he's not as strong.