Merkez

Şehir merkezinde ufak bir İspanyol lokantası var. Çok çok pahalı ve sen ısmarlıyorsun.

It's a little spanish place downtown and it's very, very expensive, and you're paying.

Doktor, burası bir hastane, polis merkezi değil.

Doctor, this is a hospital, not a police station.

Uzun, uzun zaman önce, burada Merkez'de Barry adında yemek yapmayı seven orta yaşlı bir adam vardı.

A long, long time ago, there was a middle-aged man here in Central named Barry who loved to cook.

Bir suçlu Beverly Hills, sonra Batı Hollywood ve merkezde suç işlerse bu kimin sorumluluğunda?

A criminal hits Beverly Hills, then West Hollywood, then downtown. Whose responsibility is it?

Bu, merkez için çok büyük bir fırsat.

This is a big opportunity for the department.

Frank, bir yer var ve orası hem her yer hem de hiçbir yer," "ve bir merkezi yok.

Frank, there is a place that is everywhere and nowhere and has no center.

Ailesini bulmasına yardım etmek için dün genç bir adam Alice Van Dam'ı polis merkezine getirdi.

To help find her parents. A young man brought Alice Van Dam to police headquarters yesterday.

Burası bir hastane, bir alışveriş merkezi değil.

This is a hospital, not a shopping center.

Polis merkezi değil mi?

This is the police, right?

Bir ısı kaynağı. Biyolojik olabilir. Merkeze yakın ama hepsi bu.

One heat source, could be biological, near the core, but that's all.