Mutfak

Kabul et. Tüm o deneyim, bilgi ve bilgelik bir mutfağa sıkışmış durumda.

You gotta admit, all that experience and knowledge and wisdom trapped in a kitchen?

Tüm o deneyim, bilgi ve bilgelik bir mutfağa sıkışmış durumda.

All that experience and knowledge and wisdom trapped in a kitchen?

Bu çok hoş bir mutfak.

This is a very nice kitchen.

Çünkü sen yetişkin bir adamsın ve annenin mutfağında turta yiyorsun

'Cause you're a grown man sitting in your mother's kitchen eating pie.

Bu gece mutfak sensiz, çok farklı bir yer oldu.

The kitchen was a very different place without you tonight.

Doğrudan mutfağa gittim ve kendime bir sandviç yaptım.

Went straight into the kitchen and made myself a sandwich.

Gel de mutfakta bana yardım et.

Come on. Help me in the kitchen.

Sadece mutfağın dışında bir şeyler yemek için durdu ve

He just stopped outside the kitchen to eat something and just

Sophia, ona sadece arkadaş olduğumuzu söyledi ve böylece o da bana mutfakta bir verdi.

Sophia told him we were just friends, so he gave me a job in his kitchen.

Burada bir mutfak var.

There's a kitchen here.