We also found translations for word park in English.

Park

Burası tehlikeli bir park ve onun başına bir şey gelsin istemiyorum.

It's a dangerous park, and I don't want anything to happen to her.

İki gün önce bu arabayı nereye park ettin?

Where did you park this car two days ago?

Ama burası park için en iyi yer.

But this is the best place to park.

Hiç iyi bir park yeri değil

That's not a good place to park,

Park etmek için iyi bir yer olduğundan değil.

Not because it's a good place to park.

Çok özür dilerim Bay Park.

I'm so sorry, Mr. Park.

Neden bir otel odası ya da park değil?

Why not in a hotel room or a park?

Hayır, çünkü tüm gün oraya park etmek istiyor.

No, he just wants to park there all day.

İyi geceler, Dr. Park.

Good night, Dr. Park.

Bayanlar ve baylar, sizin için çok park yerimiz var.

Ladies and gentlemen, there's plenty of parking available for you.