Pete

Tamam Pete, oraya geleceğim ve sen de bana silahını vereceksin, tamam mı?

Okay, Pete, I'm gonna come over there, and you're gonna give me your gun, okay?

Pete, bak eğer bir şey olursa, zaten hastanede olacağız, değil mi?

Pete, look, if anything happens we'll be in a hospital, right?

Pete, dün için sana teşekkür etmek istiyorum.

Pete, I want to thank you for yesterday.

Kahve ya da soğuk bir şey ister misin, Pete?

You want a cold drink or a coffee there, Pete?

PekâlPekâlâ, beni dinle Pete. Bunu gerçekten bir daha yapmanı istemiyorum, tamam mı?

Okay, listen to me, Pete, I really need you to not do that again, okay?

Sana söylemem gereken bir şey var, Pete.

There's something I have to tell you, Pete.

Bana bir dakika ver, Pete.

Give me a minute, Pete.

Pete, neden eve kadar ben kullanmıyorum, uzun bir gün oldu.

Pete, why don't I just drive you home. It's been a long day.

Evet, çok güzel, değil mi Pete?

Yes, it is beautiful, isn't it, Pete?

Bir kaç hafta boyunca, Pete ile neredeyse her gün konuştuk.

Over the next few weeks. Pete and I talked almost every day.