Profesörü

İnanın bana, profesör, altı yıldır ben de kendime aynı soruyu soruyorum.

Believe me, professor, I've been asking myself the same question for six years.

Bu bakışı daha önce bir yerde gördük, değil mi, Profesör?

I think we've seen that look somewhere before, don't you, Professor?

Affedersiniz Profesör ama bu hiç de komik değil.

Excuse me, Professor, but that's not funny.

Bir doktor, profesör ya da ona benzer bir şey olacak.

He's going to be a doctor, or professor, or something.

Rahatsız ettiğim için üzgünüm Profesör, ama sizinle özel olarak konuşmak istedim.

Sorry to bother you, Professor, but I wanted to talk to you in private.

Bu gerçekten üzücü ve uzun bir hikaye profesör.

That's a really sad and long story, Professor.

Güzel bir gün, değil mi, Profesör?

Beautiful day, isn't it, Professor?

Profesör, sizi tekrar görmek çok güzel.

Professor. It's good to see you again.

Size kişisel bir soru sorabilir miyim Profesör?

Could I ask you a personal question, Professor?

Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun, profesör?

You know what this means you, Professor?